Diyarbekir ve Güney Doğu Anadolu'nun Zaptı - yazıtepe yazitepe - Blogcu

Yazııtepe
Ana Sayfa | Forum | Arşiv | Rss | İslam | Ataturk | İl İl Türkiye | Belirli Gün ve Haftalar | Öğrenciler İçin | Çocuk Oyunları | Ata Sözleri

Nah Veririz Dağda Üç Beş Domuz Sürüsü
Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa Örtüsü
Satsan Beş Para Etmez Ne Dirisi Ne De Ölüsü
Soyu Soysuz Olan Sensin Toprak Senin Neyine
İte İtlik Yapıp Kafa Tutma Beyine
Anlasa Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline
Duy Ulan Soysuz
''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE''!!!
Atatürk köşesiAtaturk Kosesi
* Hayatı
* 10. Yıl Nutku
* Kronolojisi
* İlkeleri
* İnkılapları
* Kişiliği
* Gençliğe Hitabesi
* Fotoğraf Albümü
* Sevdigi Şarkılar
* Atatürk Şiirleri
Kod Arsivi
* Arama Motoru Kayıt
* Scrollbar Kodları
* Fare Imleçleri
* Site Yönlendirme
* Arka Plan Kodları
* Ayırac Kodları
* Html Renk Kodları
Gülmece Eglence
* Temel Fıkraları
* Politik Fıkralar
* Sarışın Fıkraları
* Çeşitli Fıkralar
* Bilmeceler
* Komikresimler
* Komik Videolar
* Hikayeler
* Masallar
* Duvar Yazıları
* Cep Mesajları
* Tv Kanalları
* Radyolar
Sponsor
Sponsor

 

DIYARBEKIR VE GÜNEY DOGU ANADOLU'NUN ZAPTI

Yavuz Sultan Selim'in, Çaldiran'da Sah Ismail'e karsi kazandigi zafer, bir manada, Güney Dogu Anadolu'yu da Osmanli Türkleri'ne açmis ve bölgeyi Siî tehlikesi ile Iran kültürünün hâkimiyetinden kurtarmisti. Bu sirada Dogu Anadolu'da, Çaldiran zaferinin meyvelerini toplamak için çalismalar yapiliyordu. Zira o bölgede yasayan, Sia baski ve nüfuzundan nefret eden Sünnî Kürd ve Türkmen ahali, Iran hegemonyasini kirip Osmanlilara baglanmak istiyordu.

Ele aldigimiz dönemde, Güney Dogu Anadolu'nun merkezi, o zamanki ismiyle "Âmid" denen Diyarbakir sehri idi. Bu sehir, hem tarihî, hem de stratejik önemi büyük bir sehir idi. Sayet Osmanlilar burayi elde edebilirlerse o zaman devamli olarak bölgeyi Iran tehdidinden kurtarabilirlerdi. Bu gayenin tahakkuku için Diyarbakir'in alinmasi kararlastirilinca Osmanli idaresini Siî Iran idaresine tercih edip Osmanlilara iltica eden meshur âlim ve tarihçi Idris-i Bitlisî vâsitasiyle bütün bölgenin sulh yoluyla alinmasi için çesitli tesebbüslerde bulunulur. Biraz sonra görülecegi gibi bu tesebbüslerde basari saglanir.

Gerçekten, Çaldiran meydan muharebesinden sonra halkinin büyük bir kismi Sünnî olan Dogu Anadolu beyleri, Yavuz Sultan Selim'in tarafini tutmuslardi. Basta Diyarbekir olmak üzere birçok sehir kapilarini Osmanlilara açmisti. Ancak bazi sehirler, bu arada Mardin, Iran kuvvetlerinin elinde kalmisti. Biyikli Mehmed Pasa, Diyarbekir beylerbiyligine getirilerek bu bölgenin idaresi onun yönetimine verilmis ve meshur tarihçi Idris-i Bitlisî de bu konuda yardim etmek üzere bas müsavir olarak onun yanina verilmisti.

Sah Ismail, Osmanli ordusunun ayrilmasindan sonra kaçip gizlendigi yerden çikip tekrar Tebriz'e dönünce Diyarbakir'a, Çaldiran seferinde maktul düsen Ustacluoglu Mehmed Han'in yerine onun kardesi Karahan'i yollamis, o da Diyarbakir'i muhasara altina almisti. Yavuz, buranin muhasaradan kurtarilmasi için mirahur iken 92l (m. l5l5)'de Erzincan, Bayburd, Sebinkarahisar ve Trabzon havalisi kendisine verilen Biyikli Mehmed Pasa'yi memur eder. Bu esnada Sivas Beylerbeyi olan Sadi Beyi de Mehmed Pasa'ya yardim için göndrir. Bu arada Idris-i Bitlisî de on bin gönüllü ile bunlara iltihak eder. Diyarbakir üzerine yürüyen bu kuvvetlere karsi koyamayacagini anlayan Karahan, muhasarayi kaldirip Mardin taraflarina çekilir. Yine Idris-i Bitlisî'nin yardim ve tesebbüsüyle Mardin de alinir. Bu arada Diyarbakir'i geri almak için Karahan tarafindan yapilan hücumlar sonuçsuz kalir. Nihayet, H. 923 (M. l5l7)'de Karahan'in, Urfa ile Nusaybin arasinda bulunan Koçhisar mevkiindeki bir muharebede maktul düsmesi üzerine Diyarbakir isi tamamen Osmanlilarin istedigi sekilde halledilip bir sonuca baglanir. Koçhisar muharebesinden sonra buraya, Osmanli müteferrikalarindan olup aslen Diyarbakirli olan Ahmed Bey isminde biri, vali olarak tayin edilir.

Diyarbakir ile dogudaki diger sehirlerin alinmasinda Idris-i Bitlisî'nin büyük hizmetleri görüldü. Bu zat, Sünnî olan Kürd beylerini görüp anlasarak onlari Osmanlilarin tarafina çekmisti. Bu suretle Urmiye, Itak, Imadiye, Cizre, Egil, Bitlis, Hizan, Garzan, Palu, Siirt, Hasankeyf, Meyyafarikin, Ceziretu'b-nü Ömer gibi takriben 25 mintika beyi devlete itaatini bildirirler. Pâdisah da, eskiden oldugu gibi yerlerinde kalmak üzere kendilerine beratlar gönderdi.

Yavuz, hem bunlardan baglilik yemini almak, hem de Urmiye Gölü sahilinden Malatya'ya kadar olan yerleri tesellüm için, çok sevdigi ve hürmet edip saygi gösterdigi Idris-i Bitlisî'yi gönderir. Bölgeyi bütün hususiyetleri ile taniyan, nüfuz sahibi ve siyasî sahada mümtaz bir kabiliyete sahib olan bu zât, bölgenin manevî fâtihidir. Hest Behist adiyla bir eser yazan ve Osmanlilarin, "ilâ-yi kelimetullah" ugruna verdikleri mücadelelerde oynadiklari önemli rollerini ortaya koymak suretiyle de büyük bir Islâm âlimi oldugunu göstermistir.

Iran serdari Karahan ile Biyikli Mehmed Pasa ve Karaman Beylerbeyi Hüsrev Pasa'nin teskil ettikleri Osmanli kuvvetleri arasinda meydana gelmis olan siddetli muharebede Sah'in maiyyet askerlerini de yanlarinda getiren Iranlilar, perisan olmuslardi. Bu galibiyet sayesinde Ortadogu'daki denge Osmanlilarin lehine degismisti. H. 922 (M.l5l6)'daki bu muharebe sonucunda, Anadolu birligi perçinlenmis oluyordu. Bölgenin, Osmanli idaresine girmesinde büyük rol oynayan âlim ve tarihçi Idris-i Bitlisî'ye karsi Yavuz Sultan Selim'in, saygida kusur etmedigi anlasilmaktadir. Yavuz, Idris'i çok seviyor vekendisine gönderdigi hatt-i hümâyûnda "Umdetu'l-Efâdil, kudvetü erbâbi'l-fezâil ..." diye hitab ediyor, "hüsnü diyânet ve emanet ve fart-i sadakat ve istikameti dolayisiyle Diyarbekir vilayetinin feth-i küllisine bâis oldugu" anlatildiktan sonra "yüzünün ak olmasi" temenni ediliyordu. Padisah, bu büyük âlimin hizmet ve ihlasindan o kadar memnun olmus, kendisine o kadar yüksek bir güvenle baglanmistir ki, uygun görecegi kimselere beylik tevcihini temin için, kendisi tarafindan doldurulacak hatt-i hümâyûnlar dahi göndermisti. Müverrihin ise bunu, izinsiz kullanmadigi rivâyet edilir ki bu, Pâdisahla âlimin birbirinden baskin âlicenapliklarinin açik bir ifadesidir. Gerçekten Yavuz Sultan Selim, gönderdigi beratta Idris-i Bitlisî'ye söyle diyordu:

"Diyarbekir vilayetinin feth-i küllisine bâis oldugun ilam olunmus, yüzün ag (ak) olsun. Insaallahu'l-eazz sâir vilayetlerin dahi fethine sebeb-i küllî olasin. Benim, enva-i inâyet-i aliyye-i hüsrevânem senin hakkinda mebzûl ve munatiftir. Elhaletu hazihi, ahir-i Sevval-i Mübareke (Sevval ayinin sonuna ) degin vaki olan ulûfeniz ile 2000 sikke-i efrenciye fluri ve bir samur ve bir vasak ve iki murabba suf ve iki çuka ve bunlardan gayri bir samur ve bir vasak kürk kapli suflar dahi ve bir frengi kemha kilifli müzehheb kiliç in'âm ve irsal olundu."

Yavuz Sultan Selim, Biyikli Mehmed Pasa'ya bölge emirlerinin bagliliklarini te'yid ve kendilerine dagitilmak maksadiyle l7 sancak, sirma islemeli 500 hil'at ve 25 yük (l yük = l000000 akçadir) akça göndermisti. Hoca Sa'düddin, bu konuda "Padisah, Diyarbekir Beylerbeyisi Mehmed Pasa'ya surh ve sefidden kise-i emele sigmaz mebâlig-i kesire gönderdiler ve esbab ve emtia-i nefiseden bi had ve bi kiyas nesne ata buyurup hila-i mütenevvia-i fâhire ihsani ile serefraz eylediler. Ve ümeray-i Diyarbekir'e ve mulûk ve hukkâm-i ekrâda bahs olunmag içün 25 yük akça, ve 500 câme-i zerrin ve l7 alem-i pür tezyin irsal buyurdular." diyerek yollanan bu emtianin, Biyikli Mehmed Pasa'ya gönderildigini açiklar.

Bundan sonra, Yavuz Sultan Selim'in, Misir seferi esnasinda Haleb'in fethini müteakib, Memlûk idarî teskilâtindaki bölgeye bagli sehirlerden Malatya, Urfa, Behisni (Besni), Ergani, Harput, Divrigi ve Siverek ile diger sehirler Osmanli idaresine geçmisti.



 

OSMANLI TARIHI İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR
SAYFASINA DONMEK ICIN
 >>''TIKLAYIN''<<



Geri Dön Ana Sayfaya Dön İleri Git



Islam Kosesi
* Esmaul Husna
* Hz. Muhammed s.a.v
* İman Bilgileri
* İslami Konular
* Şiir ve Kıssalar
* İslami Yasam
* Tarih
* Video ve İlahiler
* Dini Resimler
* Kütüphane
* Tecvid Dersleri
Egitim ve Ogretim
* Türkçe
* Matematik
* Fen Bilgisi
* Coğrafya
* Edebiyat
* Tarih
* İnkIlap Tarihi
* Vatandaşlık
* Sosyal Bilgiler
* Genel Kültür
* REhberlik
* İngilizce
* Öğrenciler İçin
* Çocuk Oyunları
* Ata Sözleri
* Belirli Gun ve Haftalar
* Çocuk Eğitimi
* Bebek İsimleri
* Mehmet Akif Ersoy
* Mevlana Kıssaları
* Şifalı Bitkiler
* İl İl Türkiye
* Telf.&Plaka Kodları
* Necib Fazıl Kısakürek

Saglık ve Yasam
* Çocuk Egitimi
* Çocuk Isimleri
* Kaplıcalar
* Ilk Yardım
* Saglık & Güzellik
* Sifalı Bitkiler
Sozlukler

Son Eklenenler

Muhtasar Osmanlı Devleti Tarihi

Osmanlı Tarihi Kronolojisi

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1299 - 1400

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1400 - 1500

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1500 - 1600

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1600 - 1700

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1700 - 1800

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1800 - 1850

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1850 - 1875

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1875 - 1900

Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1900 - 1924

Osman Gazi ve Beylik

Osman Bey ve Ahilik

Osman'gazi'nin Rüyası

Osman Gazi'nin Şahsiyeti

Osman Bey'in Siyasi Faaliyetleri

Osman Gazi'nin Bağımsızlık Kazanması

Koyunhisarı Muharebesi ve Sonrası

Orhan Gazi'nin Komutanlığı

Osman Bey'in Ölümü

Osman Bey'in Çocukları

ORHAN GAZI DÖNEMI

Orhan Gazi Dönemi Fetihleri

Bursa'nın Fethi

Pelekanon Muharebesi ve İznik'in Fethi


Copyright © 2007 Yazıtepe.Blogcu.Com

Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.Net Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net